Hatay’da elektrik kesintileri, susuzluk, yollar ve bitmeyen sorunlar konuşuldu… Ancak bu kez yalnızca vatandaş değil, kentin hafızasını tutan yerel gazeteciler de seslendi: “Üç yıldır bu şehrin bütün acılarına tanıklık ediyor, aynı sorunları biz de yaşıyoruz.”
Gazeteci Deniz Zeyrek, Hatay’da sokağa çıkarak vatandaşlarla bir araya geldi, kentin gündemini ve deprem sonrası hayatın içinde hâlâ çözülemeyen sorunları dinledi.
Hataylıların gündeminde yine aynı sorunlar vardı: Elektrik kesintileri, su sıkıntısı, bozuk yollar, toz, altyapı problemleri ve temel hizmetlerde yaşanan aksaklıklar…
Ancak Hatay’ın hikâyesi yalnızca vatandaşların yaşadığı sorunlardan ibaret değil.
Bu şehirde gazetecilik yapanlar da üç yıldır yaşanan her sorunun tam ortasında.
“ULUSAL MANŞET OLAMIYORSAK, SORUNLARIMIZ DA MI GÖRÜLMEYECEK?”
Hatay’ın yerel basını, yıllardır kentin yaşadığı sorunları kayıt altına alıyor. Elektrik kesildiğinde gazeteci de karanlıkta kalıyor. Su kesildiğinde gazeteci de susuz kalıyor. Yollar bozulduğunda o yollardan gazeteci de geçiyor. Toz yükseldiğinde yalnızca vatandaş değil, haber peşinde koşan gazeteci de o tozu soluyor.
Yerel gazetecilik tam da burada başlıyor.
Çünkü yerel gazeteci, haberin yalnızca tanığı değil; aynı zamanda o hayatın içindeki insandır.
Hatay’daki gazeteciler üç yıldır şehrin bütün sorunlarını, bütün acılarını ve bütün mücadelelerini kendi gözleriyle gördü. Kimi zaman bir internet bağlantısının peşinde koştu, kimi zaman elektrik kesintisinin haberini yaptı, kimi zaman susuzluğu, yolları, tozu ve vatandaşın çaresizliğini sayfalarına taşıdı.
Ve belki de en ağır tarafı şuydu:
Haberini yaptıkları sorunları, haber bittikten sonra kendileri de yaşamaya devam etti.
YEREL BASIN, HATAY’IN HAFIZASIDIR
Ulusal medyada yer almayan bir sorun, Hatay’da yaşanmadığı anlamına gelmiyor.
Çünkü her şehrin hikâyesi önce yerelde yazılıyor.
Ulusal gazetelerin manşetlerine taşınan pek çok haberin ilk izini, ilk görüntüsünü, ilk cümlesini yerel gazeteciler oluşturuyor. Yerel basın; sokakta, mahallede, esnafın yanında, vatandaşın evinde ve hayatın tam içinde.
Ancak buna rağmen yerel gazeteciler çoğu zaman bürokratların, siyasilerin ve karar vericilerin gözünde ulusal basın kadar önemli görülmediğini hissediyor.
Oysa Hatay’ın bugün sahip olduğu toplumsal hafızada yerel gazetecilerin emeği büyük.
Çünkü onlar yalnızca haber yazmadı.
Şehrin yaşadıklarını kayda geçirdi.
ELEKTRİK KESİLİYOR, SU AKMIYOR, YOLLAR BOZUK…
Deniz Zeyrek’in Hatay’da vatandaşlarla yaptığı görüşmelerde en fazla dile getirilen sorunların başında elektrik kesintileri geldi.
Elektriğin olmadığı yerde hayat duruyor.
Bunun yanında su sorunu ve yol problemleri de Hataylıların çözüm beklediği başlıca meseleler arasında.
Vatandaşın beklentisi aslında çok temel:
Kesintisiz elektrik, temiz ve düzenli su, güvenli yollar ve yaşanabilir bir şehir.
Hataylılar artık sorunlarının yalnızca konuşulmasını değil, çözülmesini istiyor.
BU SADECE BİR ELEKTRİK KESİNTİSİ DEĞİL…
Hatay’ın yerel gazetecileri için mesele yalnızca elektrik kesintisi değil.
Mesele, üç yıldır bitmeyen bir mücadelenin içinde haber üretmeye çalışmak.
Mesele, vatandaşın sesini duyururken kendi sesinin duyulmaması.
Mesele, ulusal gündeme taşınmayan her sorunun yerelde sessizce büyümesi.
Ve belki de en önemlisi…
Mesele, Hatay’ın yaşadıklarının unutulmaması.
Çünkü bir şehir yeniden ayağa kalkarken yalnızca binalar yapılmaz.
Hafıza da yeniden inşa edilir.
Bu hafızayı tutanların başında ise yerel gazeteciler gelir.
Hatay’da gazetecilik bugün yalnızca bir meslek değil.
Bu şehirde gazetecilik, yaşananlara tanıklık etmek; tanıklık edilenleri unutturmamak ve duyulmayan sesi duyurmak için verilen sessiz bir mücadeledir.
Ve Hatay’ın yerel basını bugün aslında tek bir şeyi soruyor:
“Biz bu şehrin acısını da sevincini de birlikte yaşıyorsak, neden sesimiz duyulmak için ulusal bir manşeti beklemek zorundayız?”
Hataylıların talebi açık:
Elektrik kesintileri sona ersin. Su sorunu çözülsün. Yollar düzelsin. Temel hizmetler aksamasın.
Ve yerel gazetecilerin beklentisi de aynı derecede açık:
Hatay’ın sesi, Hatay’dan yükseldiğinde de duyulsun.

YORUMLAR