Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
İLKER YİYEN
İLKER YİYEN

KAHRAMANMARAŞ UYUMA, AMATÖRÜ EZDİRME: GEREKİRSE ANKARA’YA!

Bugün sabah telefonuma düşen o sitem dolu mesaj, aslında yıllardır halının altına süpürülen büyük bir gerçeği bir kez daha yüzümüze çarptı. Bir amatör futbol sevdalısının “Uyuma Kahramanmaraş, ses ver!” çığlığı, sadece yerel bir tepki değil; Türkiye’nin dört bir yanında can çekişen amatör sporun ortak isyanıdır. Bu haklı sesleniş, amatör kulüplerin yaşadığı o kronik ve görmezden gelinen yapısal sorunları bir kez daha masaya yatırmamıza vesile oldu.

 

İşte tam da bu ruh hamleyle, dönüp bir kez daha bakıyoruz:

 

UYUMA UYUMA! KAHRAMANMARAŞ ASKF. BAŞKANI EKREM SPOR, SENDE AMATÖRE SAHİP ÇIK. BAK! ÇORUM ASKF BŞK.NI BİLE TAKIR TAKIR KONUŞUYOR. ÖYLEYSE HEP BERABER AMATÖRÜ EZDİRMEYELİM, GEREKİRSE ANKARA’YA YÜRÜYÜŞ YAPALIM. BEN VARIM, YA SİZ?

 

Bu haykırış, bugün Kahramanmaraş’tan başlayarak tüm Türkiye’nin amatör sahalarında yankılanması gereken ortak bir sestir.

 

Türk futbolunun mutfağı, öz evlatlarımızın yetiştiği, fedakarlığın adresi amatör kulüplerimiz bir kez daha zorlu bir sezonun eşiğinde. 2026-2027 futbol sezonuna sayılı günler kala, amatör camia; sahadaki heyecanını, masa başındaki bürokratik engellerin ve duyarsızlığın ağırlığıyla dengelemeye çalışıyor. Kulüplerimiz sadece top koşturmuyor; imkansızlıklarla mücadele ederek gençlerimize bir gelecek inşa ediyor. Ancak gelinen noktada, amatör futbolun “gönüllülük esası” ile “profesyonel kriterler” arasına sıkışıp kaldığını net bir şekilde görüyoruz.

 

Amatör Futbol, Profesyonel Kriterlerin Yükünü Taşıyamaz

Metinlerde, kararlarda, yönetmeliklerde hep “amatör” kelimesi geçiyor ama uygulamalara bakıyoruz; ekonomik şartlar, lisans bedelleri, transfer karmaşası sanki profesyonel bir kulübü yönetir gibi zorlayıcı. Kulüplerimiz, TFF’nin belirlediği kriterlerin “amatör futbolun gerçekleriyle” yeniden harmanlanmasını istiyor. Bir yanda binlerce gencin spor yapma arzusu, diğer yanda ağır maliyetler altında ezilen bütçeler… Bu denklem sürdürülebilir değil. Kulüplerimizin antrenman yapacak modern tesis, aydınlatmalı saha, hijyenik soyunma odası bulamadığı bir düzende, Türk futbolunun geleceğinden nasıl büyük başarılar bekleyebiliriz? Deplasman ulaşım desteğinden maç giderlerine kadar her kalem, aslında kulüp başkanlarımızın ve yöneticilerimizin ceplerinden çıkardıkları “fedakarlık payı” haline gelmiş durumda.

 

Karar Mekanizmasında “Sahadaki İnsan” Olmalı

Kulüplerimizin en haklı isyanlarından biri de şu: “Bizim hayatımızı etkileyen kararlar alınırken, biz neden masada değiliz?” Yönetmelikler sahaya inmeden, o sahanın tozunu yutmuş, antrenörün, yöneticinin derdini bilen isimlerle istişare edilerek hazırlanmalı. Yaş kontenjanından altyapı teşviklerine kadar atılacak her adımda, kulüp başkanlarımızın sesi daha gür duyulmalı. Altyapı bir “tercih” değil, Türk futbolunun varlık nedenidir.

 

2026-2027 sezonu, sadece maçların oynanacağı bir dönem değil; amatör futbolun bu yapısal sorunlarının ciddiyetle ele alınıp çözüme kavuşturulduğu bir dönüm noktası olmalıdır.

 

Gözler şimdi hem TFF’de hem de yerel yöneticilerde ve federasyon başkanlarındadır. Masada çözülmeyen, kulak tıkanan sorunlar için artık sabır taşmıştır. Haklarımızı sonuna kadar savunmak, amatörümüzü ezdirmemek için sesimizi en tepeden duyurmanın vakti gelmiştir düşüncesindeyim.

 

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER